YAYED
YAYED
YAYED
YAYED
YAYED

Yerel Seçimler

E-Bülten

YAYED

TMMOB'ye Gece Yarısı Darbesi!

8 Temmuz 2013 gecesi geç saatlerde, TBMM'nde kabul edilen Torba Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, mimar ve mühendis odalarının yetkilerinde kısıtlamaya gidilmiş ve gezi parkı olaylarına destek veren odalar cezalandırılmak istenmiştir. Kabul edilen Yasada, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenen bir bentle "Harita, plan, etüt ve projeler; ilgili idare kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler ve bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez" düzenlemesi yapılmıştır.

Bilindiği üzere, meslek odalarının yetkilerine müdahale süreci, 2011 yılında yürürlüğe giren 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile başlamıştır. 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’nci maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde, “Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki hizmetlerin norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak ve ilgililerin kayıtlarını tutmak” görevi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına; 12’nci maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde, “Yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek.” ve (ı) bendinde yer alan, “Bakanlığın görev alanına giren konularla ilgili olarak mimarlık ve mühendislik meslek kuruluşlarına ilişkin mevzuatı hazırlamak ve bunları denetlemek” görevleri, Bakanlığın Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Ancak 644 sayılı KHK’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilen yetki ile tam olarak hangi meslek kuruluşlarının mevzuatına müdahale edebileceği açık olarak belirtilmemiştir. Bu görev tanımlarında sözü geçen “meslek mensupları”, “meslek odaları”, “mimarlık ve mühendislik meslek kuruluşları” ibarelerinin hangi meslek kuruluşları ve meslek mensupları oldukları ifade edilmemesine rağmen; “Bakanlığın görev alanı ile ilgili” ve “Bakanlığın görev alanına giren konularla ilgili” şeklinde açık olmayan hükümler öngörülmüştür. Buna göre, Bakanlığın görevleri arasında sayılan “doğa koruma”, “planlama”, yerleşme”, “çevre”, “yapılaşma”, “imar”, “orman”, “korunan alanlar”, “ÇED” “etüt, harita, plan ve parselasyon” gibi çeşitli alanlara ilişkin mühendislik ve mimarlık meslek mensuplarının;

·   Mimarlık mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma, norm ve standartları belirleme,

·   Mimar ve mühendislerin görev, yetki ve sorumluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirleme, mesleki yeterliliklerini değerlendirerek tescil ve belge verme, kayıtlarının tutulmasını sağlama,

·   Meslek kuruluşlarının mevzuatını düzenleme ve denetleme,

gibi sorumluluklar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verilmiştir. Böylece, 644 sayılı KHK ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının asli görevleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilmiştir.

Meslek Odalarının demokratik ve mesleki haklarını kullanmasına tahammülsüzlüğün asıl nedeni, bitki ve hayvan varlıkları, nehirler, göller, kıyılar, su havzaları, ormanlar, milli parklar, tarım arazileri gibi doğal kaynakların; kamusal binalar ve topraklar, okullar, hastaneler, devlet binaları gibi kamusal varlıkların; kent meydanları, tarihî, kültürel ve sanatsal yapılar gibi kente ait ortak malların yağmalanmasına,  doğal, tarihi ve kültürel yaşam alanlarının yok edilmesine karşı duran, bu değerleri, kamusal hakları ve demokrasiyi savunan kesimlerin “engel” olarak görülmesidir. Ayrıca bu husus, odaların özellikle bu konularda idari yargıda dava açmaya ilişkin menfaatlerinin de sınırlandırılması süreciyle de yakından ilişkilidir. Çünkü aynı dönemde, anılan meslek odalarının yukarıda belirtilen konularda dava açmaya ilişkin “menfaat ilişkisi” de idari yargı organları tarafından önceki uygulamalara ters düşecek şekilde “sınırlandırılmaya” başlanmıştır.

1982 Anayasası’nın 135’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, “Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.” şeklinde hükme bağlanmıştır. Söz konusu mesleki yerinden yönetim kuruluşlarına Anayasanın 135’inci maddesinde yer alan hükmünün yanı sıra, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu tarafından mesleğin yürütülmesi koşullarına ilişkin düzenleme yapma, üyelerinin görevlerini belirleyen hükümleri düzenleme, mesleğin yürütülmesini denetleme, üyelerinin kayıtlarını tutma görevleri verilmiştir. Ancak 644 sayılı KHK ile mesleki yerinden yönetim kuruluşlarının asli görevleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilmiştir. Bunun yanı sıra, mesleki hizmetlere ilişkin olarak 3458 sayılı “Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun” yürürlüktedir. Anılan Kanunda Türkiye sınırları içinde mühendis ve mimar unvan ve yetkisi ile çalışacaklarda aranan şartlar düzenlenmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görev alanının çok geniş olduğu göz önüne alındığında, bu konularla ilgili olarak çok sayıda mimarlık ve mühendislik meslek kuruluşunun mevzuatını hazırlama görevi bu Bakanlığın sorumluluğunda olacaktır. Anılan mevzuatın yasal düzenleme ile yapılmasının Anayasal bir zorunluluk olduğu hususunda kuşku bulunmamakla beraber, Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki hizmetlerin norm ve standartları ile mimarlık ve mühendislik meslek kuruluşlarına ilişkin mevzuatın hazırlanmasında, ilgili kuruluşlar olan üniversiteler ve mimarlık ve mühendislik fakülteleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin ve ayrıca ilgili mesleki sivil toplum kuruluşlarının görüşünün sorulmaması veya koordinasyonunun aranmaması dikkat çekicidir. Bunun yanı sıra, anılan düzenlemede hiçbir ölçünün getirilmediği, temel ilkelerin belirlenmediği, çerçevesinin çizilmediği de açıktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sınırsız ve belirsiz bir düzenleme alanı verilmesi, idari ve mali özerkliği bulunan söz konusu meslek odalarının merkezi yönetimin (Çevre ve Şehircilik Bakanlığının) denetimine tabi olması anlamına geleceği açıktır.

Türkiye’de mimarlık ve mühendislik mesleği mensuplarının mesleklerini yapabilmeleri için mesleklerine uygun bir odaya kaydolmaları ve üyelik vasfını taşımaları gerektiği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ile düzenlenmiştir. Mimar ve Mühendislerin kayıtları söz konusu hükme göre ilgili Odalar tarafından tutulması gerekmekte iken, bu kayıtların ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tutulacak olmasına ilişkin hüküm, yetki çatışması yaratacağı gibi, Bakanlığın kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Birliğin üzerinde hiyerarşik denetimini gerektirecektir.

Bütün bu açıklamalar çerçevesinde, TMMOB’nin ve meslek odalarının varlık nedeninin ortadan kaldırılmasını hedefleyen bu girişimlerle mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetlerini kamusal niteliğinden arındırarak, ülke varlıklarının sorgusuzca metalaştırılmasına fırsat yaratılması amacını taşıyan torba Kanun’un yasalaşması ile 2011 yılında başlatılan süreç hızlandırılmıştır.

Sonuç olarak, TMMOB ve bağlı Odaların “özerk ve kamusal kimliğinin” yok edilmesi amacını güden düzenlemeler, hiçbir ivedilik ve zorunluluk söz konusu olmadığı halde, sınırları ve kapsamı belirsiz bir yetki yasasına dayanılarak önce KHK ile gerçekleştirilmiş ve daha sonra Torba Kanun içerisine gizlenerek gece yarısı Genel Kuruldan geçirilen bir düzenleme ile yapılmıştır. Konuyla ilgili tarafların görüş ve önerisi alınmadan, anti demokratik bir şekilde yapılan bu hukuka aykırı düzenlemeleri gerçekleştirenleri kınıyoruz.

 

NOT: Manşet fotoğrafı TMMOB web sayfasından alınmıştır.

Haber - Duyuru kategorisindeki diğer başlıklar
YAYED Yerel Yönetim Araştırma Yardım ve Eğitim Derneği Ziya Gökalp Caddesi, No.30 Kat.5 D.17 06420 Kızılay / Ankara, T: (312) 430 35 60, F: (312) 430 62 90
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Web sitesi içerisindeki dökümanlar yazılar ve resimler kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz. © 2012
Web Tasarım